1871’den beri öğrencilerin sosyal yaşamının merkezi olan Hamlin Hall 2025’te öğrencilerden alınmak isteniyor.
Yazan: Nazlı Çam
Öğrencilerin Hafızası, Dayanışmanın Mekânı
Hamlin Hall, 1863’te Robert Kolej olarak kurulan Boğaziçi Üniversitesi’nin ilk binası. 17 Mayıs 1871’den bu yana yurt olarak hizmet veren bu yapı, yalnızca bir konaklama alanı değil; öğrencilerin sosyal yaşamının, kolektif üretiminin ve dayanışma kültürünün beslendiği bir merkez oldu. Yüzyılı aşkın süredir öğrencilerin hafızasında yer etti ve Boğaziçi kültürünün temel taşlarından biri hâline geldi. 2021’den bu yana atanan kayyum yönetimler, Boğaziçi Üniversitesi’nin demokratik işleyişini, akademik özgürlüğünü ve öğrenci yaşamını sistemli bir şekilde tahrip ediyor. Bu sürecin en çarpıcı örneklerinden biri, Hamlin Hall’un öğrencilere danışılmadan İdari Bina’ya dönüştürülmek istenmesi.
Hamlin, kampüs yaşamının ve ders dışı etkinliklerin filizlendiği; kulüp odaları ve öğrenci yurtlarıyla öğrencilerin kampüste varlığını sürdürebildiği yer. “Yurt olmaya uygun değil” gerekçesiyle boşaltılması, yalnızca mekânsal bir dönüşüm değil; aynı zamanda öğrencilerin kampüsteki varlığına doğrudan bir müdahale. Bu keyfi ve dayatmacı karar, yalnızca fiziksel bir yapının değil, Güney Kampüs’ün ruhunun da öğrencilerden koparılması anlamına geliyor.
Hamlin Hall’u öğrencilerden koparmak, Güney Kampüs’ü sessizleştirmek demek. Bu karar, kampüsün canlılığını yok edecek ve öğrencileri mekânsızlaştıracak.
Bir binayı sadece yurt değil; anıların, dayanışmanın ve birlikte üretmenin mekânı hâline getiren biz öğrencileriz. Hamlin, bu manevi değerini yıllar boyunca öğrencilere verdiği katkılarla kazandı.
Boğaziçi’nde Derinleşen Barınma Krizi
Pandemiyle birlikte görünür hâle gelen yurt krizi, Boğaziçi Üniversitesi’nde dört yıldır çözülememiş; her geçen yıl daha da derinleşti:
- 2021: Yaklaşık 200 öğrenci açıkta kaldı.
- 2022: Yeni öğrenciler ancak ek kontenjanlarla barınabildi.
- 2023: Beş yurt kapatıldı, yapılan yeni yurt bu yıl tamamlandı.
- 2024: Öğrenciler fahiş kira bedelleriyle baş başa bırakıldı.
2023 yılında yurt kapasitesi 5337 iken, 2025’te bu sayı 3343’e düştü. Kayıtlı öğrenci sayısı 2018’den bu yana %2 artarken yurtta kalan öğrenci sayısı %37 düştü. Bu tablo, hem öğrencilerin barınma hakkının hem de akademik yaşamlarının ciddi biçimde tehdit altında olduğunu gösteriyor.
Kolektif Hafızaya Müdahale Kabul Edilemez
Hamlin Hall’un yurt işlevinin sonlandırılması, Boğaziçi öğrencilerinin ve mezunlarının yıllara yayılan katkılarını yok saymak anlamına gelir. En son 2022 yılında, yüzlerce Boğaziçili mezun Hamlin Hall’un renovasyonu için oda ve tuğla bağışında bulunmuştu. Bugün alınan bu karar, yalnızca bir yapının dönüştürülmesi değil; öğrencilerin kampüsten dışlanması, kolektif hafızanın silinmesi ve dayanışma kültürünün dağıtılması anlamına geliyor.
Hamlin Hall bir bina değil; bir hafıza, bir ruh, bir direniş geleneği.
Bu nedenle:
- Öğrencilere danışılmadan alınan hiçbir karar meşru değil.
- Barınma hakkı ertelenemez, pazarlık konusu yapılamaz.
- Hamlin Hall’un dönüştürülmesine sessiz kalmak, öğrencisizleştirilmiş bir kampüsü kabul etmektir.
Çünkü Boğaziçi sadece bir okul değil, birlikte yarattığımız bir kültür. Hamlin Hall sadece bir bina değil, bir bellek. Dayanışma, Boğaziçi’nin ortak ruhudur.
















Görüşünü Paylaş
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.