Bu yıl olduğu gibi gelecek yıl da hem Hisarüstü Feminist Gece Yürüyüşü’nde hem Pride’larda hem 8 Mart’ta hem de 25 Kasım’da kuir feminist mücadelemizle direnişin ön saflarında yer almaya devam edeceğiz.
– Bülgbtia+
2023 yılından beri her sene 25 Kasım ve 8 Mart haftalarında düzenlenen Hisarüstü Feminist Gece Yürüyüşü, bu yıl 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü’nde gerçekleşti. Yürüyüşten saatler önce Hisarüstü’nde görülen polis yoğunluğu, yürüyüş saati yaklaştıkça daha da arttı. Geçen yılki yürüyüşün başladığı nokta olan 6. Sokak’ın girişinde çevik polisler kalkanlar eşliğinde bekledi. Müzakerenin ardından kitle, aynı sokak üzerinden yürüyüşe başlamak üzere toplandı. Tam yürüyüş başlayacakken polis, “LGBTİ+” ve “lubunya” gibi ifadelerin açıklamalarda geçmesi durumunda kitleye müdahale etmekle tehdit etti.
Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü’nde devletin ve kolluk kuvvetlerinin LGBTİ+’lar üzerindeki baskısı, bir kez daha gözler önüne serildi. Tüm baskılara rağmen Hisarüstü sokaklarında yürüyüşlerini gerçekleştiren kadın ve LGBTİ+’lar, katledilen transların ismini anarak açıklamalarını yaptılar.
8 Mart’tan 25 Kasım’a Feminist Boğaziçi
Feminist Boğaziçi, 2023 yılında kampüste feminist siyaset yürütmek için kolektif bir alan açmak adına kuruldu. Kuruldukları yıldan bu yana her 8 Mart ve 25 Kasım haftasında Hisarüstü’nde gece yürüyüşleri gerçekleştirdiler. Bu yıl 25 Kasım haftasında yapılması planlanan Feminist Gece Yürüyüşü öncesinde yoğun bir polis kalabalığı Hisarüstü sokaklarını adeta ablukaya aldı. Polisler, yürüyüşten neredeyse saniyeler önce “LGBTİ+” ve “lubunya” ifadelerinin kullanılması halinde yürüyüşe katılan kadın ve LGBTİ+’ları gözaltına almakla tehdit ettiler. Bütün engellemelere rağmen yürüyüş sloganlar ve çalgılar eşliğinde gerçekleşti. “Feminist isyanı kuşandık, kampüslerden çıktık, erkek-devletten alacaklıyız!” şiarıyla yürüyen kadın ve LGBTİ+’lar, Hisarüstü sokaklarını mücadelenin sesiyle doldurdular. Açıklamalarında katledilen kadınların ve transların ismini anarak yürüyüşlerini tamamlamalarının ardından kitle güvenli bir şekilde dağıldı.
Bu polis tehdidine cevaben 25 Kasım arefesinde tekrar bir araya gelen kadın ve LGBTİ+’lar, Hisarüstü sokaklarında ve bilhassa da yürüyüş rotasının çeşitli yerlerinde 25 Kasım öncesinde BÜLGBTİA+ logolu gökkuşağı bayrağı dalgalandırdı. Bunu da BÜLGBTİA+ ve Feminist Boğaziçi, sosyal medya hesaplarından “Varoluşlarımıza yasak koymaya çalışanlara karşı sokaklardayız. Buradayız, varız!” diyerek paylaştılar. Boğaziçi’nde gerçekleşen son onur yürüyüşünde polis işkencesine maruz bırakılmışken bir araya geldiğimiz, sokaklarda ve kampüslerde yürüdüğümüz, bayraklarımızı sallandırdığımız alanları çoğaltabilmek, mücadelemizi ve inancımızı daha da güçlendiriyor. Biz de BÜLGBTİA+ olarak kampüste bu alanları genişletebilmek adına mücadelemizi sürdürüyoruz.
20 Kasım’da Hisarüstü sokaklarındaydık
Tüm yasaklamalara, engellemelere ve tehditlere rağmen 20 Kasım’da kendi mahallemizde yürümek, sloganlarımızla Hisarüstü sokaklarında isyanımızın sesini yükseltmek çok güçlendiriciydi. Kadınlar ve LGBTİ+’lar olarak verdiğimiz mücadelede birlikteyiz, yan yanayız. Patriyarkaya, heteronormatif düzene, kapitalizmin sömürüsüne, savaş politikalarına, erkek-devletin şiddet sarmalına karşı kolektif olarak yükselttiğimiz bir ses, söylediğimiz bir söz var. Dolayısıyla 20 Kasım’daki polis tehdidine rağmen yılmadık, vazgeçmedik. LGBTİ+ mücadelesinde ısrar ettik.
Bazen bir gece yürüyüşünde, bazen gecekondu mahallesindeki bir yazılamada, bazen dayanışma partilerimizde, bazen binalardan sallandırdığımız bayraklarımızda, en çok da bir araya geldiğimiz her alanda görebiliyoruz bu mücadeleyi. Üzerimizdeki baskıların belki de her zamankinden daha yoğun olduğu, iktidarın “Aile Yılı” olarak adlandırdığı bu yılda da varoluşlarımız, özgürlüğümüz, hayatlarımız ve haklarımız için direniyoruz. Öyle ki kolektif mücadelemizle birlikte 11. Yargı Paketi’ne dahil edilmesi planlanan, LGBTİ+ varoluşlarımızı kriminalize eden maddelerin pakede eklenmesine izin vermedik. Nefret politikalarına karşı direnmeye kazanımlarımızla birlikte devam ediyoruz. Şüphesiz ki biz bugün bu kazanımları elde edebiliyorsak, bunu bedel ödeyenlerin ve ödemeye devam edenlerin mücadelesine borçluyuz.
25 Kasım’da Taksim’deydik
Hisarüstü’ndeki yürüyüşün ardından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü için Taksim sokaklarında da bir araya geldik. Yine her yıl olduğu gibi metrolar ve Taksim Tünel’e giden yollar kapatılmış, seferler iptal edilmişken biz kadın ve LGBTİ+’lar olarak çatlaklardan sızmanın bir yolunu bulduk ve Tünel’de toplandık. Yıllar süren ablukanın ve engellemelerin ardından belki de son yılların en kalabalık 25 Kasım’ında bir aradaydık, İstiklal Caddesi’ndeydik! Topuk seslerimiz İstiklal’i inletti, sloganlarımız korku duvarlarını aştı. Açıklamamızda “Kadınlar ve LGBTİ+’lar olarak savaşı ve şiddeti büyüten bu düzene karşı kalıcı bir barış istiyoruz!” dedik. Çünkü bizler barışta ısrarcıyız ve biliyoruz ki kadınların ve LGBTİ+’ların dahiliyeti olmadığı sürece kalıcı bir barış ortamı sağlanamaz. Katledilen kadınların, katledilen transların adını andık. LGBTİ+’lara karşı güdülen nefret politikalarının belki de en çok hedef aldığı kişiler olan trans kadınlarla olan dayanışmamızı haykırdık. Filistin’de, Suriye’de, Sudan’da emperyalizme, şiddete ve sömürüye karşı direnenlerle dayanışma gösterdik, mücadelelerini selamladık. Çünkü biliyoruz ki kurtuluşumuz enternasyonal feminist mücadelemizde saklı.
Eylemin sonlarına yaklaşıldığında, kitle dağılırken iki arkadaşımıza trans ve LGBTİ+ bayrakları gerekçe gösterilerek GBT uygulanmak istendi. Buna karşı gelen, arkadaşlarımızı savunan kadın ve LGBTİ+’lar, sıralarca polis çemberi içerisinde ablukaya alındı. Mücadelemizle valiliğin eylem yasağı kararını kaldırmamıza rağmen 13 arkadaşımızı LGBTİ+ bayrakları ve sembolleri taşımalarını gerekçe göstererek gözaltına aldılar. Korkuyorlar, biliyoruz. Neşemizden, varoluşumuzdan, en çok da örgütlü mücadelemizden. Fakat önümüze her ne engel koyulursa koyulsun, ne gözaltılar ne de baskılar bizleri vazgeçirebilir.
“Görünürlüğümüzü sokaklardan silmelerine izin vermiyoruz”
Hisarüstü Feminist Gece Yürüyüşü’ndeki tehditlere, 25 Kasım Taksim Tünel’deki gözaltılara karşı Hisarüstü’nün, Boğaziçi’nin farklı yerlerinde bir araya geldik. Artan baskılara, devletin biz LGBTİ+’lar üzerinde güttüğü nefret politikalarına ve yaratılmaya çalışan korku ortamına karşı gökkuşağı bayrağımızla kamuoyuna seslendik. “Her alanda omuz omuza verdiğimiz mücadeleyi cezalandırma çabalarıyla, nefret politikalarıyla yıldıramayacaklar. Cevabımız net: Mücadelemiz nefretinizden büyüktür!” dedik. Bu açıklamayı yazılı değil de sözlü yapmak, dört duvar arasında değil de kendi mahallemizde ve okulumuzda, kamusal alanlarımızda gerçekleştirmek de tek başına bir direniş sayılabilir. Görünürlüğümüzden ne kadar korktuklarını alternatif mezuniyette gökkuşağı bayrağı taşıdığı için takip edilip ifade için emniyete götürülen, 2022 Boğaziçi Pride’da Güney Kampüs’te ağır polis işkencesiyle gözaltına alınan sıra arkadaşlarımızdan çok iyi biliyoruz. Biz bu nefretin faillerini tanıyoruz. Tüm bunlara karşı görünürlüğümüzü sokaklardan silmelerine izin vermiyoruz. Çünkü en çok varolduğumuzda onları rahatsız ediyoruz.
Bu yıl olduğu gibi gelecek yıl da hem Hisarüstü Feminist Gece Yürüyüşü’nde hem Pride’larda hem 8 Mart’ta hem de 25 Kasım’da kuir feminist mücadelemizle direnişin ön saflarında yer almaya devam edeceğiz. Kimliğimiz, bedenimiz, hayatlarımız bizim. Kuir varoluşlarımızın kriminalize edilmesine geçit vermedik, vermeyeceğiz. Gün gelecek, biz nasıl döndüysek bu devran da öyle dönecek!
Yaşasın feminist mücadelemiz!
Yaşasın kuir varoluşlarımız!
















Görüşünü Paylaş
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.