Fakültelerimizde Nefrete Geçit Vermeyeceğiz

Fakültelerimizde Nefrete Geçit Vermeyeceğiz

Tüm baskılara rağmen geri adım atmayacağımızı, üniversitelerde ayrımcı ve hedef gösterici politikalara karşı birlikte mücadele etmeye devam edeceğimizi söyledik. Kadınların, LGBTİ’ların ve tüm öğrencilerin eşit, özgür ve güvende olduğu bir üniversite talebimizi bir kez daha yüksek sesle dile getirdik. Bu üniversite bizim ve buna sessiz kalmayacağız.

– Beril

26 Kasım’da İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgileri Fakültesi’nde yapılması planlanan “Aileye Yönelik Modern Tehdit: Eşcinsel Yönelim” başlıklı konferansın ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Bu başlığın masum ya da akademik bir tartışma olmadığının farkındayız. Eşcinselliği ve LGBTİ+ kimlikleri “tehdit” olarak tanımlayan bu yaklaşım, bilimsel hiçbir dayanağı olmayan, doğrudan hedef gösteren ve nefret üreten bir söylemin üniversite içinde meşrulaştırılması anlamına geliyor. Biz de bu yüzden, bu etkinliğin fakültemizde yapılmasına sessiz kalmadık.

Etkinlikten önce fakülte önünde bir araya geldik ve bu konferansın neyi amaçladığını, kimi hedef aldığını anlatan bir basın açıklaması yaptık. Yaptığımız açıklamada, üniversitelerin ayrımcı ideolojilerin değil, bilimin, insan haklarının ve özgür düşüncenin mekânı olması gerektiğini vurguladık. Çocukları ve aileleri gerçekten tehdit eden şeylerin yoksulluk, güvencesizlik, çocuk işçiliği ve eğitime erişimdeki eşitsizlikler olduğunu söylerken; tüm bu sorunlar görmezden gelinip kadınların ve LGBTİ+’ların hedefe konulmasına itiraz ettik.

Ancak yalnızca bu itirazımız değil, fakültenin kapısından içeri girmek istememiz bile engellendi. Kendi fakültemizde, kendi öğrencisi olduğumuz bir binaya alınmadık. Özel Güvenlik Birimi ve sivil polisler tarafından durdurulduk, itiş kakış yaşandı. Bizler etkinliği izlemek, söz almak ve itirazımızı içeride de dile getirmek isterken üniversite yönetimi bizleri dışarıda tutmayı tercih etti. Daha önce kampüs içinde planlanan “6284 Yaşatır” gibi etkinliklerin iptal edilmesini de hatırlatarak, üniversitenin hangi seslere kapılarını kapattığını bir kez daha gördük.

Kadın öğrenciler olarak bu sürecin bizim için ayrı bir anlamı var. Çünkü bu tür etkinlikler yalnızca LGBTİ+’ları değil, doğrudan kadınları da hedef alıyor. Aile söylemi üzerinden kadınlara biçilen rollerin, bedenlerimiz ve hayatlarımız üzerindeki denetimin nasıl yeniden üretildiğinin farkındayız. Şiddetten korunma hakkımızı savunan etkinlikler yasaklanırken, bizi ve arkadaşlarımızı “tehdit” olarak gösteren konferanslara alan açılmasının tesadüf olmadığını biliyoruz. Bu yüzden bu mücadele bizim için hem bir öğrenci mücadelesi hem de kadınlar olarak var olma mücadelesi.

Tüm baskılara rağmen geri adım atmayacağımızı, üniversitelerde ayrımcı ve hedef gösterici politikalara karşı birlikte mücadele etmeye devam edeceğimizi söyledik. Kadınların, LGBTİ’ların ve tüm öğrencilerin eşit, özgür ve güvende olduğu bir üniversite talebimizi bir kez daha yüksek sesle dile getirdik. Bu üniversite bizim ve buna sessiz kalmayacağız.

Unises
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Görüşünü Paylaş

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos