Boğaziçi Üniversitesi’nde hareketli bir hafta geride kaldı: Üniversite yönetiminin Avrupa Üniversiteler Birliği’nden (EUA) çekilme kararı yargı engeline takıldı, 32 yıllık Taşoda Müzik Festivali yasaklandı ve öğrencilerin kendi dijital sandıklarını kurduğu fiilî Öğrenci Temsilciliği Kurulu (ÖTK) seçimleri başarıyla tamamlandı.
*Umut Çetin unises.org için yazdı.
“Atanmış yönetimin kurumsal hafızayı silmeye, öğrenci iradesini yok etmeye ve üniversitenin akademik bağlarını koparmaya yönelik çabaları karşısında omuz omuza buradayız. Mahkemelerde kazandığımız zaferlerden gasp edilen temsil hakkımızı kendi ellerimizle kurduğumuz sandıklarda yeniden var etmemize kadar her adımımızda Boğaziçi’nin özgür ruhunun asla teslim olmayacağını söylüyoruz. Dayanışmamızı büyüterek içimizdeki inadı ve umudu canlı tutmaya devam edeceğiz.”
Rektörlüğün Hukuksuz Avrupa Üniversiteler Birliğinden Çekilme Kararı İptal Edildi
Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünün, üniversitenin kurucu unsurlarından biri olduğu Avrupa Üniversiteler Birliği’nden (EUA) çekilme kararı, 13. İdare Mahkemesi (Esas: 2025/1073, Karar: 2026/669) tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edildi.
Ocak 2025’te rektörlük makamı tarafından tek cümlelik, tek imzalı ve tek taraflı bir mektup ile alınan bu karar, nedeni sorulduğunda “Senede 4500 euro veriyoruz”, “Bir katkı sağlamıyor”, “Tasarruf Tedbirlerine uygun” gibi bahanelerle savunuldu. Ancak yargı, idare hukukunun temel prensiplerinden olan “yetki ve usulde paralellik” ilkesini işleterek, 1998’de üyeliğe başvuru kararını alan Üniversite Yönetim Kurulu’nun devre dışı bırakılamayacağına hükmetti. Rektörün, yönetim kurulunun kararı olmaksızın yalnızca kendi imzasıyla birliği terk etmesi, “yetki” yönünden hukuka aykırı bulundu.
Biz öğrenciler, üniversitemizin uluslararası akademik değerlerden ve kurumsal özerklikten uzaklaştırılmasına yönelik hiçbir keyfî adımı meşru görmüyoruz. Boğaziçi Üniversitesi, kurucusu olduğu birliğin ve temsil ettiği evrensel akademik değerlerin bir parçası olmaya devam edecektir.
32 Yıllık Taşoda Festivali İptal Edildi

Boğaziçi Üniversitesi’nde 31 yıldır aralıksız süren ve bu yıl 2-3 Mayıs tarihlerinde 32.si gerçekleştirilmesi planlanan Taşoda Müzik Festivali, rektörlük tarafından iptal edildi. Karara gerekçe olarak; BÜMK ve GSK kulüp odalarının boşaltılmasına karşı çıkan öğrenci eylemleri ile Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübü’nün (BÜMK) sosyal medyadaki eleştirel paylaşımları gösterildi.
Türkiye’nin öğrenci emeğiyle organize edilen en köklü müzik festivallerinden biri olan Taşoda, adını Güney Kampüs’ün kalbindeki tarihi kayıt stüdyosundan alıyor. Ülkenin müzik kültürünün temel direklerinden olan Mor ve Ötesi, Teoman ve Nil Karaibrahimgil gibi birçok ismin yolu bu odadan, bu özgürlükçü kulüpten geçti; genç müzisyenler ilk bestelerini burada yaptı, ilk sahne heyecanlarını Taşoda Festivali’nde yaşadı.

Bugünün iptal kararı, son yıllarda öğrenci kulüplerine yönelik sansür ve yıldırma politikalarının yeni bir aşamasına işaret ediyor. Köklü kulüplerin yıllardır kullandıkları odalardan fiziki olarak çıkarılmasıyla başlayan süreç, şimdi doğrudan kolektif hafızayı ve öğrencilerin sosyalleşme alanlarını hedef alıyor. Hakkını savunan bir kulüp, etkinlik hakkı elinden alınarak cezalandırılıyor.
32. Taşoda Festivali sahnesinin akıbeti henüz kesinleşmemiş olsa da, öğrenciler olarak kampüsteki sivil alanın tepeden inme idari mekanizmalar eliyle nasıl nefessiz bırakılmak istendiğini ilk atanan yönetimden beri görüyoruz. On yılların mirasını tek bir talimatla silmeye çalışan bu cezalandırma pratiği, üniversitenin kültürel belleğinde asla unutulmayacak bir direniş izi bırakıyor. Taşoda’nın temsil ettiği müzik kültürü, aynı sahne kurulamasa bile alternatifleriyle yankılanmaya devam edecek.
İradenin Gaspına Karşı Öz-Yönetim: Boğaziçi’nde Fiili ÖTK Seçimleri
Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenci iradesinin resmi temsil mekanizması olan Öğrenci Temsilciliği Kurulu (ÖTK), atanmış yönetimin bürokratik engelleme ve iletişim kanallarını kapatma pratikleriyle karşı karşıya. Uzun bir aradan sonra ilk kez 2021 Boğaziçi Direnişi ile geri kazanılan resmi seçimler, 2023-2024 döneminde ve 2025 Şubat’ta ertelenmiş şekilde tekrar işletildi. 2024-2025 resmi temsilcilerinin ardından Ocak 2026’ya kadar tüm iletişim yollarını kapatan atanmış yönetim, aylar süren belirsizliğin ardından “seçim yapmama” gerekçesi olarak 2022 tarihli bir YÖK direktifini sundu.

Ancak bu gerekçe, idarenin son iki yılda bizzat yürüttüğü resmi seçimlerle taban tabana zıtlık gösteriyor. İki yıl boyunca görmezden gelinen bir direktifin, öğrencilerin sesinin en çok bastırılmaya çalışıldığı dönemde bir hukuki kalkan olarak sunulması, öğrenci özerkliğine yönelik kasıtlı bir tasfiye girişimi olarak değerlendiriliyor.Öğrenciler, iradelerinin yok sayılmasına kendi öz-yönetim mekanizmalarını yenileyerek yanıt verdi. Oluşturulan 15 kişilik bağımsız seçim kuruluyla Mart’ta başlayıp 1 ay süren “Genel Fiili Seçim” takvimi başarıyla tamamlandı. Sandıkların kurulmasından tecrübe aktarım sürecine kadar her aşama bizzat öğrenciler tarafından yürütüldü. Okul genelinde 4000’e yakın oy kullanıldı ve yeni dönemin temsilci kadrosu belirlendi. Kayyumluğun tanımadığı bu süreç, meşruiyetini Boğaziçi’nin temeli 1900’lerin başına dayanan demokratik temsil geleneğinden alıyor ve seçilmenin, seçmenin, sözünü söylemenin kazanılmış bir hak olduğunu öğrencilere yeniden hatırlatıyor.
(Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Temsilciliği Kurulu 2025-2026 Dönemi Faaliyet Raporu: Basitleştirilmiş Faaliyet Raporu – 2025-2026 Dönemi)
















Görüşünü Paylaş
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.