İyisiyle ve kötüsüyle geçen ilk dönemin ardından bahar dönemi de sıcaklığıyla başladı. Önce 8 Mart’ta sokaklara dökülen genç kadınları izledik, ardından ise demokrasinin süpürülmeye çalışılan kırıntılarını toparlamaya çalışırken bulduk kendimizi.
Yazan: Abbas Vural
Bu yazıda, Eylül 2024’ten bu yana Kocaeli Üniversitesi’nde okuyan bir hak savunucusu olarak Kocaeli Üniversitesi’ni tercih etmek isteyen okurlara faydalı bilgiler sunmaya çalışacağım.
Ankara’da üç yıllık bir üniversite eğitimini politik nedenlerle yarıda bırakmak zorunda kaldıktan sonra geldiğim Kocaeli Üniversitesi’nde koca bir yılı geride bıraktım. İlk başlarda uyum sağlamakta zorlandığım bu kent, mücadelenin yükselmesi ile güzelleşti ve örgütlü bir şekilde geldiğim Kocaeli’de sürdürdüğümüz sistemli mücadelenin sonuçlarını 19 Mart direnişi ile görmek de bana ve birçok arkadaşıma motivasyon verdi.
2024’ün Eylül ayında adımımı attığım üniversitede karşıma çıkan tablo pek iç açıcı değildi. İslamcı-milliyetçi örgütlerin sahnede olduğu, sosyalist gençlik örgütlerinin vur-kaç taktiği ile güç toplamaya çalıştığı, çoğu muhalif öğrencinin kendini ifade etmekte zorluklar yaşadığı veya öğrencilerin politikayla ilgilenmediği bir üniversiteye merhaba demiştim.
“İtiraz yalnız olmadığımı gösterdi”
Ancak ilk haftalarda bu görüntüyü değiştiren gelişmeler yaşandı. Bir erkeğin İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil’i öldürmesinin ardından Kocaeli Üniversitesi öğrencileri de diğer üniversitelerin başlattığı kervana dahil olarak bu cinayetleri protesto etme cesareti gösterdi.
Yaklaşık 200 kişinin katıldığı protestoda yalnız olmadığımı ilk kez görmüş oldum. Üniversitede faaliyet gösteren gençlik örgütlerini de ilk bu eylemde tanıdım. 2023 seçimlerinde Erdoğan’a oy vermiş bir arkadaşımın dahi eyleme katılması ise bir şeylerin değişebileceğine dair inancımı yenilemiş oldu.
Kulüpler ve mücadele
Birkaç hafta sonra ise sahneye öğrenci kulüpleri çıktı. Yemekhaneye gelen fahiş zammın ardından boykot çağrısı yapan 12 öğrenci kulübü tüm tecrübesizliğin kıskacında önemli bir kazanım elde etti. Rektörlüğe dilekçe veren ve öğrencilere yemek almama çağrısı yapan kulüpler; ikinci basım hakkına yapılan zamda 30 TL gibi önemli bir düşüş sağladı.
Bundan birkaç hafta sonra ise oldukça örgütsüz şekilde gösterilen diğer tepkiler takip etti. Öğrencilerin müdürlüklerin odasını basmak suretiyle yaptıkları görüşmeler sonucunda da içinden böcek çıkan KYK yemekleri bir süreliğine düzeldi. Porsiyonlar arttı.
Aday araştırma üniversitesi olan Kocaeli Üniversitesi, sağladığı imkanlarla öğrencileri kendi arkasında yedeklemek için vites arttırdı. TÜBİTAK bursları ile öğrencileri araştırma projeleri hazırlamaya, öğrenci kulüplerini projeler üretmeye itti. Bu noktada mühendislik ve mimarlık fakülteleri dışında kalan öğrencilerin şanssız olduğunu söylemek gerekir. Zira meslek odalarının öğrenci komisyonları sayesinde görece demokratik alanlar bulabilen bu öğrenciler 19 Mart direnişine de güçlü katılımları ile damga vuracaklardı. Ayrıca iletişim fakültesi öğrencileri olarak kurduğumuz İletişim Kulübü de bu dönemin kazanımlarından biri oldu. Öyle ki bu kulüp 19 Mart’ta ilk kurşunu atarken de kullandığımız en temel araç olacaktı.
İkinci dönem direniş dönemi oldu
İyisiyle ve kötüsüyle geçen ilk dönemin ardından bahar dönemi de sıcaklığıyla başladı. Önce 8 Mart’ta sokaklara dökülen genç kadınları izledik, ardından ise demokrasinin süpürülmeye çalışılan kırıntılarını toparlamaya çalışırken bulduk kendimizi.
Ana muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali ve hukuksuz şekilde gözaltına alınmasına karşı İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin polis barikatını yıkarak başlattığı yürüyüş Türkiye’nin dört bir yanına olduğu gibi Kocaeli’ne de sıçradı.
Bu olaydan birkaç hafta önce bahar şenliğini örgütlemek adına kurduğumuz öğrenci kulüpleri koordinasyonunda politik görüşleri ile öne çıkan kulüp yöneticileri olarak çeşitli görüşmeler etrafında 20 Mart günü protestoyu ördük. Gençlik örgütlerinin de desteği ile yaklaşık 40-50 kişinin katılımını garanti altına almıştık. Ancak eylem zamanı gelip çattığında 300’den fazla öğrenci son dönemde artan hukuksuzluklara karşı ses çıkartmak için bir aradaydı. Karşımızdaki polis barikatı da cabasıydı.
Öğrenciler haklarına sahip çıkıyor
Basın açıklaması ve sloganların ardından dağılalım dememize rağmen arkadaşlarımız yürümek istediler. Saatlerce süren görüşmelerin ardından meşru haklarımızı kullanmak için barikata yüklenince dört arkadaşım ve bir hocamız ile gözaltına alındık. Emniyet Müdürlüğüne götürülürken arkadaşlarımızın oturma eylemi başlattığını ve bunun üzerine Saraçhane’ye gitmekte olan CHP örgütlerinin yoldan dönerek bize destek vermeye geldiğini ve barikatın aşıldığını öğrendik. İfadelerimiz alındıktan sonra sağlık kontrolü için getirildiğimiz hastanede ise bizi onlarca arkadaşımız ve hocalarımız sloganlarla karşıladı. Ertesi gün bizim için kent meydanında düzenleyecekleri protestoya davet ettiler. Ufak bir molanın ardından kendimizi kent meydanında bağırırken bulduk.
Karşımızda polis barikatlarının yanı sıra TOMA’lar bekliyordu bu sefer. Ancak tüm polis şiddetine karşı o barikatı da aşmasını bildik. 19 Mart – 1 Nisan arası gerçekleşen eylemlerde polis barikatlarının yanı sıra miting sahnelerini de aştık, AKP il binasına yürümeye çalıştık. Çokça arkadaşımız gözaltına alındı, birçok arkadaşımızın aileleri aranıp yıldırmaya çalışıldı. Disiplin soruşturmalarının açıldığı ilk üniversite olduk, ancak yılmadık. Kentimizde mücadele eden işçilere destek olmak için grev ziyaretleri yaptık. Üniversitede akademik boykot örgütleyip yürüyüşler gerçekleştirdik. Yüzlerce kişinin katıldığı forumlar ve toplantılar örgütledik. Öğrenci temsilcileri konseyinin yeniden aktifleştirilmesi için imza kampanyası başlattık. Engelsiz kampüs talebi etrafında mücadele ederek rektöre geri adım attırıp önemli kazanımlar elde ettik. Yıllardır yapılmayan bahar şenliğini dayanışma ile gerçekleştirdik. Tacizci bir akademisyenin yaptırımlar ile karşılaşmasını sağladık ve Boğaziçi Üniversitesi’nde gözaltına alınan arkadaşlarımız için yemekhanede ses çıkararak dayanışma gösterdik. Güzel Sanatlar Fakültesi’nin taşınma kararını geçici olarak erteledik. Liselilerin mücadelesini örgütlemekte onlara yardımcı olmaya çalıştık. KYK yurtlarının kapatılmasına karşı arkadaşlarımızın kendi kendine protesto örgütlediği bir düzeye geldi Kocaeli’deki mücadelemiz.
Eminim ki 19 Mart direnişinden aldığımız güç ile önümüzdeki dönemde de mücadelemiz sürmeye devam edecek. Tüm engeller karşısında mücadele azmine sahip yeni arkadaşlarımızla güçlenecek ve yeni kazanımlar elde edeceğiz. Nitekim bu yazının Kocaeli Üniversitesi’ni tercih etmeyi düşünen arkadaşlarımız için faydalı olacağına inanıyor ve onlara tercihlerinde ve gelecekleri için başarılar diliyorum.
















Görüşünü Paylaş
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.